Takibin doğru türle başlatılması
İcra takibinin türü, sürecin ne kadar süreceğini baştan belirler. Elde bir mahkeme kararı veya kambiyo senedi varsa, borçlunun basit bir itirazla takibi durdurması mümkün olmaz. Buna karşılık genel haciz yoluyla başlatılan bir takipte borçlunun süresi içinde yapacağı itiraz, takibi kendiliğinden durdurur ve alacaklıyı yeniden mahkemeye gönderir.
Bu nedenle takip öncesinde elde hangi belgelerin bulunduğu, alacağın hangi hukuki sebebe dayandığı ve borçlunun itiraz ihtimali birlikte değerlendirilmelidir.
Mal kaçırma ve tasarrufun iptali
Borçlunun, alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarını yakınlarına devretmesi veya değerinin belirgin biçimde altında satması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu işlemler kendiliğinden geçersiz sayılmaz; ancak alacaklı, tasarrufun iptali davası açarak söz konusu malvarlığı üzerinde cebrî icra yoluyla hakkını arayabilir.
Dava, borçlu ile devralan üçüncü kişiye birlikte yöneltilir. Yakın akrabalar arasındaki devirler ile değer ile bedel arasında bariz orantısızlık bulunan işlemler bakımından kanun, alacaklının ispat yükünü hafifleten karineler öngörmüştür. Dava, iptal edilecek tasarrufun yapıldığı tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır.
- Devir tarihleri ve tapu kayıtlarının erken tespiti belirleyicidir
- Aciz vesikası veya aciz hâlinin ortaya konulması gerekir
- Beş yıllık süre hak düşürücüdür
Konkordato ve yeniden yapılandırma
Ödeme güçlüğü içindeki borçlu, alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmak için konkordato talep edebilir. Mahkeme öncelikle geçici mühlet verir ve komiser görevlendirir; şartların varlığı hâlinde kesin mühlete geçilir. Mühlet süresince borçluya karşı takip yapılamaz ve başlamış takipler durur.
Konkordato yalnızca borçlunun aracı değildir. Alacaklı tarafında da sürecin yakından izlenmesi, alacağın doğru sırada ve tutarda kaydettirilmesi ve projeye ilişkin oy hakkının bilinçli kullanılması gerekir. Sürecin dışında kalan alacaklı, çoğunluğun kabul ettiği bir projeye bağlı hâle gelir.
Şirket malvarlığının tasfiyesi
Borca batık bir şirkette iflas tek seçenek değildir. Şirketin faaliyetinin durdurulması, malvarlığının paraya çevrilmesi ve alacaklılara dağıtılması; iflas masasının uzun ve masraflı sürecine girmeden, alacaklılarla yapılacak yapılandırma anlaşmaları ve mevcut takipler üzerinden yürütülen satış işlemleriyle de sağlanabilir.
Hangi yolun uygun olduğu, şirketin borç yapısına, teminatlı alacakların ağırlığına ve malvarlığının niteliğine göre değişir. Yöneticiler bakımından ayrıca, borca batıklığın tespiti hâlinde mahkemeye bildirim yükümlülüğünün zamanında yerine getirilmesi önem taşır.
Sıkça sorulan sorular
Borçlu evini eşine devretti, yapabileceğim bir şey var mı?
Tasarrufun iptali davası açılabilir. Yakın akrabalar arasındaki devirler bakımından kanun, alacaklı lehine karineler öngörür. Dava, tasarruf tarihinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır; bu nedenle tapu kayıtlarının erken incelenmesi önemlidir.
İtiraz edilen takipte ne olur?
Genel haciz yoluyla takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz takibi durdurur. Alacaklının, itirazın iptali davası açması veya elindeki belgeye göre itirazın kaldırılmasını istemesi gerekir. Haksız itiraz hâlinde borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilebilir.
Konkordato ilan eden borçludan alacağımı alabilir miyim?
Mühlet süresince takip yapılamaz. Alacağınızı süresinde ve doğru tutarla kaydettirmeniz, projeye ilişkin oylamaya katılmanız ve teminatlı olup olmadığınızı netleştirmeniz gerekir. Sürecin dışında kalmak, alacağın tahsil edilebilir kısmını azaltır.
