Yüksek enflasyon ortamında geç ödenen bir fatura, tahsil edildiğinde çoktan zarara dönüşmüştür. Sözleşmeye yazılacak tek bir faiz maddesi, bu farkın kimin üzerinde kalacağını baştan belirler.
Bir alacağın tahsil edilmesi ile zamanında tahsil edilmesi arasındaki fark, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde alacağın kendisi kadar önemli hâle gelir. Bu farkın kimin üzerinde kalacağını belirleyen yer ise sözleşmedir.
Temerrüt ne zaman başlar
Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde, sözleşmede ödeme günü belirlenmişse borçlu o günün geçmesiyle, belirlenmemişse kanunun öngördüğü sürelerin dolmasıyla, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
Bu, alacaklı bakımından önemli bir kolaylıktır. Ancak kolaylık yalnızca sürenin işlemeye başlaması bakımındandır; hangi oranın uygulanacağı ayrı bir sorudur.
Kanuni oran çoğu zaman yetersiz kalır
Sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmamışsa kanun, Merkez Bankasının ticari işlemlerde uyguladığı avans faiz oranına bağlı bir oran öngörür.
Buradaki mesele oranın düşük olması değil, alacaklının gerçek finansman maliyetini karşılamamasıdır. Alacağını tahsil edemeyen işletme, işletme sermayesi açığını kapatmak için kredi kullanır ve bu kredinin maliyeti çoğu zaman tahsil edebileceği temerrüt faizinin üzerindedir. Aradaki fark, sözleşmede bir düzenleme yoksa alacaklının üzerinde kalır.
Sözleşmeye yazılması gerekenler
Ticari sözleşmelerde faiz konusunun beş satırla çözülmesi mümkündür. Yazılmadığında ise tarafları kanunun genel çözümüne bırakır.
- Oran. Temerrüt faizi oranı açıkça belirlenmelidir. Sabit bir oran yerine, bir referans orana bağlı formül tercih edilebilir.
- Başlangıç. Faizin hangi tarihten itibaren işleyeceği yazılmalıdır.
- Vade. Ödeme vadesinin fatura tarihine değil, teslim veya kabul tarihine bağlanması, faturanın geç düzenlenmesinden doğan tartışmayı ortadan kaldırır.
- Mahsup sırası. Kısmi ödemelerin önce faize mi yoksa anaparaya mı mahsup edileceği belirlenmelidir. Belirlenmediğinde uzun vadeli ilişkilerde ciddi hesap farkları doğar.
- Cezai şart ve teminat. Gecikmenin yalnızca faizle değil, cezai şartla da yaptırıma bağlanması mümkündür.
Faize faiz işletilebilir mi
Kural olarak hayır. Ticari işlerde, tarafların her ikisinin de tacir olması ve kanunun aradığı diğer şartların bulunması hâlinde, cari hesap ve ödünç ilişkilerinde sınırlı olarak kararlaştırılabilir.
Bu sınırlar dışında sözleşmeye konulan bileşik faiz hükümleri geçersiz sayılabilir. Uygulamada, hesaplanmış görünen yüksek faiz tutarlarının bir bölümü tam bu nedenle dava aşamasında düşer. Sözleşme hazırlanırken yapılacak isabetli bir düzenleme, sonradan yapılacak yüksek bir hesaptan daha değerlidir.
Standart sözleşmeleri imzalamadan önce
Ticari ilişkilerin önemli bölümünde sözleşmeyi karşı taraf hazırlar ve genellikle kendi lehine kurgular. Karşı tarafın matbu sözleşmesinde en sık karşılaşılan üç madde şunlardır:
- Ödeme vadesinin faturanın tebliğine bağlanması ve tebliğ usulünün belirsiz bırakılması,
- Temerrüt faizi maddesinin hiç yer almaması,
- Ayıp bildirim süresinin makul olmayacak kadar kısa tutulması.
Bu maddelerin imzadan önce gözden geçirilmesi, imzadan sonra aynı metni tartışmaktan her zaman daha ucuzdur.
Sonuç
Geç ödeme, ticari hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Kaçınılmaz olmayan ise bunun maliyetine alacaklının katlanmasıdır. Sözleşmeye konulacak açık bir faiz düzenlemesi, tahsilatı hızlandırmasa bile gecikmenin yükünü doğru tarafa bırakır.
Randevu Talebi
Ticari Alacak ve Sözleşmeler
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için değerlendirme yapılmadan hareket edilmemelidir.

